Ana Sayfa DÜNYA NÜKLEER FELAKETİN 10. YILINDA FUKUŞİMA HALA KİRLİ

NÜKLEER FELAKETİN 10. YILINDA FUKUŞİMA HALA KİRLİ

Fukuşima nükleer kazasının 10. yılında Greenpeace’in yayımladığı iki yeni rapor, nükleer felaketin tehlikeli mirasını gözler önüne serdi. Fukuşima’daki radyasyon seviyelerini inceleyen “Fukuşima 2011-2021” başlıklı ilk rapor, Iitate ve Nadia’da radyasyon temizleme çalışmalarının yetersiz kaldığını ve Radyasyondan Arındırma Özel Bölgesi’nin yüzde 85’inin temizlenmediğini ortaya koydu. 

“Fukushima Daiichi Nükleer Santralinin Devre Dışı Bırakılması” başlıklı ikinci raporda ise nükleer santralin devre dışı bırakılması planının 30-40 yıl içinde başarıya ulaşmasının mümkün olmadığına dikkat çekiliyor. 

Greenpeace Doğu Asya Kıdemli Nükleer Uzmanı Shaun Burnie, son on yılda radyasyon risklerini görmezden gelen hükümetlerin Japon halkını aldatmaya çalıştığını vurgulayarak şöyle konuştu: 

“Hala Fukushima Daiichi bölgesinin yüzyılın ortasına kadar ‘yeşil alan’ statüsüne döndürülebileceğini iddia ediyorlar. Hükümetin ve TEPCO’nun on yıllık gerçek dışı hayalleri sona ermeli. Acilen yeni bir plan hazırlanmalı ve daha fazla boş hayallerle vakit kaybedilmemeli.” 

Greenpeace’in nükleer uzman ekibi Fukuşima bölgesine ilk kez 26 Mart 2011’de gitti ve 10 yıl boyunca radyasyon sonuçlarına dair 32 araştırma gerçekleştirdi; ekip sonuncu araştırmasını Kasım 2020’de yaptı. 

“Fukuşima 2011-2021” raporundan öne çıkan bulgular şöyle: 

  • Greenpeace, hükümetin temizlemekten sorumlu olduğu Radyasyondan Arındırma Özel Bölgesi’ndeki 840 kilometrelik alanın büyük kısmının hala radyoaktif sezyum barındırdığını ortaya koydu. 
  • Hükümetin kendi verilerinin analizi de bu bölgenin sadece yüzde 15’inin temizlendiğini gösteriyor.  
  • Japon hükümetinin uzun vadeli temizleme hedefi olan saat başına 0.23 mikrosivert seviyesine birçok bölgede ne zaman ulaşabileceğine dair bir takvimi yok. Vatandaşlar, on yıllar boyunca yıllık önerilen maksimum 1 mikrosiverti aşan radyasyona maruz kalacak.
  • Özellikle Namie ve Iitate olmak üzere, tahliyenin 2017’de kaldırıldığı bölgelerde, radyasyon seviyeleri güvenli sınırların üzerinde kalıyor ve halk artan bir kanser riskine maruz bırakılıyor. Halk sağlığı açısından tahliyelerin kaldırılmaya devam etmesi kabul edilemez.
  • 2018 yılına kadar, Radyasyondan Arındırma Özel Bölgesi’nin temizliği için on binlerce işçi istihdam edildi. Greenpeace’in daha önceki raporunda belgelediği gibi çoğu düşük ücretli taşeron işçiler, sınırlı ve etkisiz bir temizleme programı uğruna haksız bir radyasyon riskine maruz kaldı. 

Mevcut planlarla bölge temizlenemez

“Fukushima Daiichi Nükleer Santralinin Devre Dışı Bırakılması” raporundan öne çıkan bulgular ise şöyle: 

  • Üç Reaktör Basınç kazanı içinde ve altında kalan yüzlerce ton nükleer yakıt atığının geri alınması için güvenilir bir plan yok. Bu ciddi bir inceleme gerektiriyor. 
  • Reaktör soğutmasında su kullanılması ve yeraltı suyunun kontamine olması, dolayısıyla kazanlarda da bu kontamine suyun birikimi, yeni bir yaklaşım benimsenmedikçe artmaya devam edecek. 
  • Nükleer kirliliğe maruz kalmış tüm materyaller, süresiz olarak sahada kalmalı. Fukushima Daiichi halihazırda bir nükleer atık depolama sahası ve uzun vadeli olarak böyle kalması gerekiyor. 
  • Hükümetin mevcut planına göre 30-40 yıllık bir zaman diliminde bölgenin yeşil alana döndürülmesi imkansız. 

Fukushima Daiichi Nükleer Santralinin devre dışı bırakılması için işçilerin radyasyon riskine maruz kalmalarını engelleyecek robot teknolojisi dahil yeni bir eylem planı geliştirilmeli. Radyoaktif hale gelmiş su miktarının daha da artmasını önlemek için, nükleer yakıt artığının soğutulması su yerine havayla sağlanmalı. Fukushima Daiichi sahası derin bir hendek inşası ile yeraltı suyundan izole edilmiş bir “kuru ada” haline getirilmeli. 

 

GÖZDEN KAÇIRMAYIN