Ana SayfaDİĞER" VAHŞİ TARIMSAL SULAMAYA SON VERİLSİN"

” VAHŞİ TARIMSAL SULAMAYA SON VERİLSİN”

Ekoloji Birliği, Tuz Gölü’nde yaşanan binlerce flamingonun susuzluk nedeniyle hayatını kaybettiği olayın ardından bir açıklama yaparak tarımda vahşi sulamaya dikkat çekti. Açıklamada, Tuz Gölü ve Konya kapalı havzasının sadece ülkemizin değil Avrupa ve Afrika kıtaları için de çok nadir bir ekosistem ve doğal yaşam alanı olduğu hatırlatılarak, bölgede yeni bir üzücü olayın daha yaşanmaması için tarımda vahşi sulamaya derhal son verilmesi istendi.

Konya Ovası ve Tuz Gölü havzasının flamingolar gibi onlarca başka tür göçmen kuşun da barınma, beslenme ve üreme alanı olduğunun hatırlatıldığı açıklamada, bölgenin kuşlarla beraber iç su balıkları, bozkır bitkileri gibi tüm canlılarıyla zengin bir habitat olduğuna vurgu yapıldı.

Ekoloji Birliği’nin açıklamasında,  bakanlığın web sitesinde, Tuz Gölü havzasının ülkemizde biyolojik çeşitliliğin korunması açısından büyük önem taşıyan ve uluslararası kriterlere göre A sınıfı bir sulak alanı olduğunun belirtildiğine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi;

” Bakanlık kaynaklarında ‘Tuz Gölü; kuş varlığı yönünden Türkiye’nin en zengin göllerinden birisidir. Bölgede 85 kuş türü, 4 tanesi endemik 129 böcek türü,15 memeli türü ve 38 tane endemik bitki türü bulunmaktadır. Tuz Gölü, flamingoların ülkemizdeki en önemli kuluçka alanı olup, Gölün orta kesimlerinde her biri 5-6 bin yuvadan oluşan dev kuluçka kolonileri bulunmaktadır’  denilmekte ve bölgeden övünçle bahsedilmektedir. Başka bir deyişle Genel Müdürlük, 1. derece doğal sit ve Özel Çevre Koruma Bölgesi de olan Tuz Gölü için, “Gözümüz gibi bakmamız gereken çok değerli bir yer” demiştir.

Dolayısıyla soruyoruz; korumakla yükümlü olduğunuz yerin geldiği durumdan memnun musunuz? Değilseniz, acil eylem planlarınız nelerdir? Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına ilişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik’te, Özel Çevre Koruma Bölgesi şöyle tarif edilmiştir: “Ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi haiz, çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı, biyolojik çeşitliliğin, doğal kaynakların ve bunlarla ilgili kültürel kaynak değerlerinin korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması gerekli olan alan”. Soruyoruz, gelinen durumla bu tarifin uzaktan yakından bir ilgisi var mıdır? Uymakla yükümlü olduğunuz mevzuata uymayarak görevi ihmal ettiğinizi söylemek yanlış mı olur?

Benzer şekilde, Tuz Gölü bölgesel, ulusal, uluslararası düzlemlerde çok önemli bir sulak alandır. Gölün ve havzanın geldiği noktada ve buraya kadar olan süreçte, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği de açıkça hiçe sayılmıştır.

Çünkü yönetmeliğin 6. maddesi der ki:

b) Sulak alanlarda biyolojik çeşitliliğin korunması ve geliştirilmesi için ilgili idaresince gerekli tedbirler alınır veya aldırılır. d) Kurutulmuş sulak alanların teknik ve ekonomik olarak uygun olanlarının geri kazanımı için gerekli tedbirler alınır. e) Sulak alanlarda su kuşları popülasyonlarının korunmasına ve arttırılmasına itina gösterilir. f) Havzada yapılacak proje ve faaliyetlerin sulak alana etkisi dikkate alınır.

Madde 8’de ise, “(1) Koruma bölgeleri içerisinden tabii sulak alanların ekolojik karakterini ve fonksiyonlarını olumsuz yönde etkileyecek ölçüde yerüstü ve yeraltı suyu alınamaz, sistemi besleyen akarsular ile diğer yüzey suların yönleri izinsiz değiştirilemez veya sistemde su depolanamaz.” denilmektedir.  Konya’da yaşanan ekokırıma seyirci kalmayacağız! Vahşi tarımsal sulamaya son verilsin! Su tüm canlıların hakkıdır!”

GÖZDEN KAÇIRMAYIN